Memur-Sen Üyeleri İle İftarda Buluştu

Haber Tarihi : 06.06.2018 23:52:27 Memur-Sen Muğla il temsilciliği tarafından verilen Menteşe Öğretmenevinde verilen iftar yemeğine Kültür Memur-Sen Genel Başkanı Mecit Erdoğan ve Eğitim Bir-Sen Genel başkan Vekili Latif Selvi de katıldı.
A +   A -

“Muğla’da 9 bin 986 üyeye ulaştık”

İftar yemeğinde konuşan Memur Sen İl Başkanı Önder Uçak, “Muğla Memur-Sen olarak kurumsal sorumluluk bilinci etki ve yetki alanımızı büyütmek için alanlarda meydanlarda mücadelemizi veriyoruz. Muğla’da en büyük konfederasyon olarak sürekli alanlardayız. Kamu çalışanlarının sorunlarına çare olmak adına okullarda, hastanelerde, devlet dairelerinde ve aynı zamanda sosyal faaliyetlerde üyelerimiz ile ve kamu çalışanlarımız ile bir arada olmayı ve onları dinlemeyi önemsiyoruz. Türkiye’de sendikal tarihin akışını kamu çalışanlarının sendikacılığa bakışını değiştiren Memur-Sen’in Muğla’da tüm kamu çalışanlarımıza anlatıyoruz. Bu çalışmalar neticesinde Memur-Sen ailesine yönelen teveccüh her geçen yıl artarak devam ediyor. Memur Sen ailesi olarak Muğla’da 9 bin 986 üyeye ulaştık ve 12 iş kolunun 11’inde yetkili sendika haline geldik” dedi.

“Büyüdükçe yükümüz, güçlendikçe sorumluluklarımız artıyor”

Kültür Memur-Sen Genel Başkanı Mecit Erdoğan, “Daha özgür, daha güçlü, daha müreffeh ülke için atılan her adımda Memur-Sen ailesi olarak büyük katkılarımız mevcuttur. Geleceğimize konmak istenen vesayete karşı elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyduk. Yeni ve güçlü Türkiye yolculuğumuz bizim hikâyemizdir. Bir yandan yeni ufuklar açmak, diğer yandan yeni kazanımları korumak için tek yürek olduk. Büyüdükçe yükümüz, güçlendikçe sorumluluklarımız artıyor. Büyüklüğümüzü sayısal gücümüzden değil, taşıdığımız öncelikle taşıdığımız değerlerden bizi biz yapan değerlerden alıyoruz” dedi.

ILO’da Türkiye’yi Memur-Sen temsil ediyor

Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, “Memur-Sen 66 yıl aradan sonra Türkiye’deki tüm kamu çalışanlarını, işçi memur fark etmez özel sektör çalışanlarını siz temsil ediyorsunuz. Uluslar arası Çalışma Örgütü (ILO)’da Türkiye’yi Türkiye’nin en büyük sendikası Memur-Sen temsil ediyor. Biz sendika olarak üç önemli noktayla önem veriyoruz. Birincisi sendikalılaşmada teşkilatları güçlü hale getirmek. Bunun için kenetlenerek omuz omuza vererek bütün zorluklarla uluslar arası ve yerel alanda birlikte mücadele edeceğiz. İkinci önemi tarafı, yerelde ne kadar güçlü olursanız olun, uluslar arası alanda temsiliniz zayıf ise siz güçlü biri sendika olma niteliğini taşıyamıyorsunuz. Artık dünyada emek mücadelesi dendiğinde onun aktörü ve öncüsü Memur-Sen’dir, bunun başarısı da sizin eserinizdir. Üçüncü önemsediğimiz nokta biz kamuda çalışıyoruz. Her birimiz bir meslek grubundanız. Elbette kendi çalışma hayatımızda bürokrat ve siyaset ikilisinin yanına katılımcılığı ekleyecek kamu hizmetini gerçekleştiren siz değerli dostlarımızsınız” dedi.

Seçim beyannamelerine tepki

Okullaşmada büyük başarılara imza attıklarını belirten Selvi, “Bazı siyasi partilerin seçim beyannamesine baktığımızda hayret ediyoruz. Diyorlar ki temel eğitimde yüzde 100’e getireceğiz okullaşmayı diyorlar. Zaten yüzde 100’deyiz, hatta yüzde 104’teyiz. Türkiye 24 Haziran’da bir seçime gidiyor. Seçimler öncesi siyasi partiler seçim beyannameleri yayınlar. Bir eğitimci olarak eğitim ile ilgili seçim beyannamelerini inceledim. Bir siyasi partinin seçim beyannamesinden iki örnek vereceğim. Bunlardan birisi diyor ki, 1+8+4’ü getireceğiz, mesleki eğitimi 9 yılın dışına çıkaracağız diyor. Ne anlama geliyor biliyor musunuz? İmam Hatip Ortaokullarını kapatacağız diyor. Aynı adamlar aynı zamanda karma eğitimin dışındaki bütün uygulamaları sonlandıracağız. Cumhuriyet’in ilanından bu yana erkek ve kız liseleri de var. Söylemek istedikleri, Kız Lisesi, Kız meslek Lisesi ve Kız İmam Hatip Liselerini sonlandıracağız demek istiyor. Hızını alamıyor ve İmam Hatip okullarının müfredatını değiştireceğiz diyor. Öyle bir okul yok artık. İmam Hatip okulları diyerek İmam Hatip liseleri ve Ortaokulları sonlandırmak istiyoruz diyor. Amaçları bizim inancımız ile kültürümüz ile savaşmayı yeğliyorlar ve bunun için 28 Şubat’a geri dönelim diyorlar” dedi.