Haber Tarihi : 15.01.2018 12:13:44

Köyün 300 Yıllık Su Değirmeninin Çarkları Hala Dönüyor

Muğla'nın Kavaklıdere ilçesindeki Çatak Mahallesi'nin 300 yıllık su değirmeni, gelişen teknolojiye inat asırlardır un öğütmeye devam ediyor Değirmenin sahibi Yılmaz: 'Baba yadigarı bu değeri biz de ayakta tutmaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya çaba gösteriyoruz. Bizden sonra bu işi yapacak kimse de kalmadı. Ömrümüz el verdiği sürece bu çarkların çevrilmesini sağlayacağız'

DURMUŞ GENÇ - Muğla'nın Kavaklıdere ilçesindeki Çatak Mahallesi'nin ata yadigarı 300 yıllık su değirmeni, gelişen teknolojiye rağmen çarklarını döndürmeye devam ediyor.

"Taşıma su ile değirmen dönmez" atasözüne inat, sahibinin Göktepe çayına uzattığı kanallar yardımıyla aldığı suyla çalıştırdığı tarihi değirmen, yaz aylarında debideki düşme nedeniyle verimini kaybediyor.

Çatak Mahallesi'ndeki "Huytu" adlı su değirmeni, yaklaşık 300 yıldır ürününü öğütmek isteyen çevre köylerdeki çiftçilere de hizmet veriyor.

Tarihi değirmende su gücüyle hareket eden tonlarca ağırlıktaki taş, asırlardır öğütme işlemi gerçekleştiriyor.

Tarihi su değirmeni Çatak'ın yanı sıra civar köy ve ilçelerdeki vatandaşların ürününü de öğüterek organik un elde edilmesine katkı sunuyor. Su değirmeni sayesinde yöre sakinleri, buğday, arpa ve mısırlarını doğal yolla öğütmenin mutluluğunu yaşıyor.

Değirmeni işleten Sabri Yılmaz, Osmanlı döneminden kalma 300 yıllık tarihi su değirmenini babadan oğula işletmeye çalıştıklarını, tahılı suyun gücüyle öğüterek geçimlerini sağladıklarını söyledi.

Teknolojik gelişmeler nedeniyle işlerinin eskisi kadar yoğun olmadığını belirten Yılmaz, "Bu gelişmişliğe rağmen neticede organik un üretiyor değirmenimiz. Sağlığının kıymetini bilen buraya geliyor. Bu sayede değirmenimiz ayakta." dedi.

-"Baba mesleği olduğu için değirmene sahip çıkıyoruz"

Atalarından miras kalan kültürel değerleri koruyup gelecek kuşaklara aktarma gayretinde olduklarını ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

"Burası 300 yıllık bir değirmen. Baba mesleği olduğu için biz de değirmene sahip çıkıyoruz. Baba yadigarı olan bu değeri biz de ayakta tutmaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya çaba gösteriyoruz. Bizden sonra bu işi yapacak kimse de kalmadı. Bizim ömrümüz el verdiği sürece bu çarkların çevrilmesini sağlayacağız. Teknolojinin gelişmesiyle birçok kişi mahsulünü fabrikalara götürse de bizim çok sayıda müşterimiz var. Burada elde ettiğimiz un çok daha kaliteli ve sağlıklı."

Değirmende unun yanında yarma, bulgur, tarhanalık, keşkeklik, mısır unu, hayvan yemi de yaptıklarını dile getiren Yılmaz, ömrü yettiğince değirmeni işletmeyi sürdüreceğini vurguladı.

Mahsulü doğal yollarla öğütüp un haline getirirken teknolojik imkanlardan yararlanmadıklarını aktaran Yılmaz, şöyle konuştu:

"Suyun yardımıyla değirmenin altındaki sistem hareketleniyor. Bu çarklar tonluk değirmen taşını çeviriyor. Dönen taşların arasındaki tahıl ufalanarak un halini alıyor. Bizim müşterilerimiz yedikleri ürünlerin lezzetinden dolayı tahılını bize getiriyor. Kavaklıdere ilçesinin yanı sıra Muğla’nın birçok ilçesine ve civar köylere de hizmet ediyor, un gönderiyoruz."

Değirmenin mayıs sonuna kadar çalıştığını ifade eden Yılmaz, yaz döneminde çiftçilerin mahsülünü sulaması nedeniyle su debisinin azaldığını ve değirmenin çalışmadığını kaydetti.